Bali, “tanrıların adası” olarak bilinen, Endonezya’daki  17.000’den fazla sayıdaki adalarından yalnızca birisi aslında! Fakat bu adalar arasında büyüklerden denilebilir ve tabii ki ismi en çok duyulan. Bali’nin isminin bu kadar çok duyulmasının sebebi sadece doğası harika bir ada olması değil. Ki diğer sebeplerini size şu yazımda Bali’de ne var bu kadar da özellikle bu yeni evli çiftler akın akın balayı hayali kuruyor anlatmaya çalışmıştım.

Bali’nin, sanki farklı bir ülkeymiş gibi bir algıyla bu kadar cazip gelmesinin nedeni için bir genelleme yaparsak; doğayla birleşen, adadaki nüfusun çoğunluğunun inancı olan Hinduizm’dendir diyebiliriz. Bali’deki Hinduizm ise biraz bilinenden farklı, yine yukarıda sözünü ettiğim yazıda biraz açmıştım.

Bali Hinduizmi insanların yaşayış tarzından, suratlarındaki yumuşak ifadeye, sokaklarda sizi sek sek oynayarak yürüten sunularına/adaklarına kadar doğa ile uyum ve müthiş bir özen içinde… Bali’nin doğası ile iç içe geçmiş tapınaklarının tam sayısı sayılacak/bilinebilecek gibi de değil aslında. Çünkü her evin,  her ayrı sokağın, her köyün kendine ait bir tapınağı var. Zaten havaalından çıktığınız andan itibaren neresi ev, neresi tapınak pek ayırt edemeyeceksinizdir.

Bali’yi eğer ziyaret ederseniz gezeceğiniz ‘göreceli’ olarak oldukça fazla tapınak olacaktır. Aşağıda saydıklarım ise Bali’ye giderseniz aman sakın atlamayın diyebileceklerim. Yoksa ‘pura’(tapınak) sıralamanın sonu gelmez ki, Ubud’taki Maymun Ormanı’ndan, Pura Luhur Lempuyang’a, Tirta Empul’da, yukarıdaki fotoğrafın ait olduğu, her tarafı nilüferlerle kaplı Saraswati Tapınağı’na kadar bunun bir sonu yok…

Benim giderseniz mutlaka görün için ilk beş listem ve tavsiyelerim ise şöyle:

Ulan Danu Bratan

Bali’de eşsiz manzaralar sunan tapınakların (ki benim de çoğunlukla sıraladıklarım) en önemli özelliği genelde su kenarında olması. Pura Bratan da bunlardan birisi. 1600’lü yıllarda göl ve nehir tanrıçası Dewi Danu adına yapılan bu tapınak, dünyanın en güzel yirmi gölü arasında sayılan Bratan Gölü’nün kıyısında yer alıyor.

Bu tapınağın bulunduğu bölge bir miktar yüksek. Bu nedenle de Bali’nin yağışsız mevsiminde de gitseniz, yağmura yakalanma şansınız var. Gittiğinizde ise yağmur olmasa bile (umarım olmaz, öyle bildiğiniz yağmurlardan değil çünkü) bulutların olması için dua edebilirisiniz. Dediğim gibi genelde zaten yağışlı bir bölge ki bu yağış bu tapınağı da da güzelleştiriyor. Bratan Gölü ile etrafındaki dağlar, sis ve tapınağın silüeti tam kartpostallık görüntüler oluşturuyor.

Tanah Lot

Tanah Lot’un en büyük özelliği deniz kenarında olması ve çılgın dalgalara maruz kalması. İsminin anlamı ise ‘denizin üstünde yüzen küçük ada’ demek oluyor. Turistlerce yoğun olarak ziyaret ediliyor çünkü bu minik ada; dalgalarıyla, çekilen sudan yürüyerek adaya ulaşabilmenizle insanları bayağı eğlendiriyor.

Asıl özelliği ise burada güneşin çok cömert davranması ve burada etrafı sarıya boyayarak turuncu bir şekilde batması. Eğer günbatımı izlemeyi seviyorsanız, Tanah Lot’a kesinlikle günbatımı izlemek için gitmek gerekiyor. Hatta günbatımını görmek için mutlaka gitmeniz gerekiyor!

Pura Besakih

Burası Bali’nin en kutsal mekanı sayılıyor ve diğer ismi de Mother Temple (Ana Tapınak). Kesinlikle görülmesi gerekiyor çünkü 80’den fazla tapınağı kapsayan kocaman bir alan ve bulunduğu yükseklikten ötürü harika görseller sunuyor.  Bali adasının en yüksek dağı olan Agung’un  eteklerinde yer alıyor ve etrafında pirinç terasları ile yukarıdan harika bir görsellik sunuyor. Ayrıca burada genel olarak bir törene rastlamanız çok mümkün. Hindular tarafından yoğun saygı görüyor.

Gelelim hem olumlu hem olumsuz bir noktaya… Burayı ziyaret ederseniz Bali’nin genelinde olduğu kadar çok turist görmeyeceksiniz. Bunun sebebi ise tapınağın girişindeki resmen eteğinize yapışan ve Balili değil de (çünkü Balililer genelde çok gururlu, tenezülsüz ve sakinler) diğer adalardan gelen insanlar. Size birileri içeriye giriş ücreti zaten ödemiş olmanıza rağmen ekstra, uçuk rehberlik ücretleri isteyecektir ve burası çok kutsal olduğu için tek başınıza ayak basamazsınız filan gibi bir takım bahanelerle sizi bezdirene kadar uğraşacaktır. Ayrıca girişte tapınaklara girerken giymeniz gereken ‘sarong’ları  (Balilier’in giydiği yöresel batik kumaşlardan etek diyelim)beğenmeyen, zorla kendininkini  satmak/kiralamak isteyen satıcılar ve harçlık isteyen, peşinizden ‘madame, madame…’ diye dolanan sevimli fakat çok yüksek sesli çocuklar olacaktır.

Bu gibi şeyler turistleri bezdirmiş olacak ki insanlar eskisi kadar ilgi gösteriyormuş Besakih’ye. Fakat ısrarla burada ‘siz mi yaman ben mi yaman’ diyerek Türk olduğunuzu konuşturur ve yolunuza bakarsanız, kararlı olup net bir şekilde hayır derseniz tüm bu tekliflere, bir miktar zaman harcadıktan sonra artık tapınağı kendi başınıza keşfedebilirsiniz.  Gerçekten bir rehbere ihtiyacınız yok çünkü din adamı/görevlisi olduğunu söyleyen ve abartı miktarda ücret isteyen kişiler zaten İngilizce pek iyi bilmiyorlar ve size özel olarak bir şey göstermeyecek, sadece sizinle yürümek için ücreti isteyecekler. Yılmayın bu insanlardan ve burayı ziyaret etmeyi aman atlamayın!

Goa Gajah

Tamamen farklı özellikte bir tapınak burası ve ismine  fil mağarası( elephant cave) olarak da rastlamanız mümkün. Önemi ise tarihinden ileri geliyor zira 11. yy’a kadar uzanan eski bir geçmişi var.

Girişteki kayaların oyulup işlenmesi ile bir hayvanın ağzından giriyormuşsunuz hissi yaratan mağaranın içinde ise heykeller var ve bunlardan en dikkat çekicisi (Ganesha Heykeli) kafası fil, bedeni dört kollu insan şeklinde olan heykel; bilim/ilim tanrısını temsil ediyor. Bu heykeli hatta dünyanın bazı bölgelerinde Budizm inancına mensuplar da tanıyor ve karşınıza çıkan zorlukların üstesinden gelebileceğinize dair bir simge olduğu için çok saygı duyuluyor.

Ayrıca bu tapınakta Hindular’ın meditasyon yapması için farklı alanlar içeriyor. İçerideki göbeğinden su akıtan (bu kısım bana komik gelmişti) ve kutsal kabul edilen havuz ile mağaranın bulunduğu mekandandan uzaklaşıp, ormanın içine doğru inen merdiveni takip ettiğinizde oldukça huzurlu, düzenli, hafif bir nehir şırıltısının olduğu yerlere ulaşıyorsunuz. Hatta eski bir de Budist tapınağı var ki aslında tapınağın ismi üzerine kurulduğu nehir yatağı ve Budist bir rahibin isminden türemiş. (ayrıntıya girmiyorum)

Pura Luhur Uluwatu

Uluwatu adanın güney kısmı oluyor. Diğer pek çok tapınağın olduğu yerin tersi tarafta diyebiliriz burası için.Genelde lüks oteller ve plajları ile ünlü bir bölge. Tabii ki bir de Uluwatu tapınağı ve dünyanın en agresif/arsız maymunları arasında ilk beşe girebilecek maymunları ile ünlü… Uluwatu’daki tapınağı Baliler için Hinduların ruhani liderleri tarafından(ilk rahiplerce) kurulduğu düşüldüğü için önem arz ediyor. Fakat ziyaret edenleri buraya çeken şey ise aslında bir uçurum kenarında olması ve Hint Okyanusu’nun yukarıdan manzarasını sunması.

Uluwatu tapınağını ziyaret ederken biraz dikkatli olmanız gerekiyor. Çünkü gözlük, şapha, küpe ne varsa elinizden çekip alabilecek hırsız maymunlar var. Buraya olabildiğince az parça giyinmiş/almış olarak gitmeniz gerekiyor ki uçurum kenarından eşsiz dalga seslerinin tadını rahatça çıkarabilin. Örneğin aşağıdaki fotoğrafta maymun bir peluş oyuncak çalmış ve onun içini dışına çıkarıyordu.

Tekrar tapınağın güzelliğine gelecek olursak: Fotoğraflardan tam olarak anlaşılabiliyor mu derinlik bilemiyorum fakat okyanusa açılan bu uçurum 70 metre kadar yükseklikte. Hatta yükseklik korkusu olan birisi için dalgaların kayalıklara çarpışını görmek korkunç olabilir diye düşünüyorum. Tabii yükseklikle alakalı bir derdiniz yoksa inanılmaz etkileyici bir güzellik sizi bekliyor.

Bir de gittiğiniz yerde bir etkinlik arıyorsanız, akşam üzerinde giderseniz, Bali’ye özgü tiyatral özelliklerdeki Kecak-Ateş Dansı’nı seyredebilirsiniz.  (dipnot olarak çok şiddetle tavsiye ettiğimi söyleyemem)

O zaman Bali’ye Hinduizm’i getiren keşişlerin meditasyon/yoga için dingin yerler keşfetme ihtiyacına teşekkür edip, bize de doğa ile bir bütünlük yakalamış, huzur dolu bu tapınaklarda manzaranın keyfini çıkarmak kalıyor…

Ayrıca, Bali’de daha başka ne var,  tapınak filan bir yere kadar derseniz de şu yazıma , biz bir de Luwak diye bir şey duyduk, o nedir ne değildir derseniz de buraya bakabilirsiniz. Hatta Bali’nin ismini şimdiye kadar çok havalı olarak duyduğunuz için ‘pahalılıkla’ ilişkilendirmiş olabileceğinizi düşünüyorum. Bali’nin sanıldığı gibi pahalı olmadığını şu yazımda verdiğim örneklerden yola çıkarak kendi gözlerinizle görebilir ve gitmek için balayınızı filan beklemek zorunda olmadığınızı fark edince kendinizi bir anda uçak bileti araştırırken bulabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir