Genel, İran gezi rehberi

İran’da hangi şehirlere uğramalı, nerede ne buluruz hakkında fikir verecek, ilk önce detaydan ziyade biraz daha genel bilgiler içeren bir yazı hazırladım size. Konaklama, ulaşım, fiyatlar nasıldır bunlara da değindim.

İran tarih boyunca pek çok uygarlık ağırlamış kocaman bir coğrafya.  Bu yüzden de birazdan bahsedeceklerim dışında başka şehirlere hatta köylere de uğrasınız size çok şey katacaktır. Örneğin Alamut Kalesi Tahran’a 1 saat kadar uzaklıkta, İsfahan’a 1 saat kadar uzaklıkta Verzaneh gibi minicik bir yerleşim yerinde ise harika çöl manzaralarına rastlamanız mümkün. Yine internette çok sayıda İran’dan farklı köylerin ünlü fotoğraflar görmüş olabilirsiniz. Ziyaret edilebilecek yerlerin örneklerini çoğaltmak mümkün. Bu yüzden de benim de tekrar tekrar gitmem gereken, üstelik bir haftalık bir geziyle bile anlat anlat bitiremiyeceğim bir ülke. Anlayacağınız İran’nın insana katacakları tabii ki bazı belli başlı şehirlerle sınırlı değil. Zaten benzer sebepten de siteyi sınırların dışında ve içinde seyahat olarak ayırmıştım. Bazen gördüğünüz değerlerin belli bir sınırı ya da konumu olmayabiliyor.

Bu yazıda ise çok genel olarak İran’a gitmek isterseniz nerelere uğrayacağınızdan bahsedeceğim ve ben nereleri gezdim, kısıtlı zamanınız varsa hangi şehirlerden başlamalı, zamanı olanlar ise nerelere de uğramayı düşünebilir onlara da değineceğim. Tabii ki, ne yazık ki değinemediklerime biraz haksızlık etmiş olabilirim.

İran nasıl bir ülkedir?

İran kocaman bir coğrafya… Bu yüzden de iklimi, topografyası, insanları çok farklı özellikler içeriyor. Genel olarak gözümüzün alışık olduğu bozkır manzaralarına rastlamak mümkün fakat daha farklı olan şey ise tabii ki dağlar. Türkiye’nin batısında ya da iç kesimlerinde yaşıyorsanız, dağlar belirgin şekilde yüksek ve kayalık gelecektir. Bunun dışında çöle ve çorak tuzlu topraklara rastlama mümkün ki bu da bizim için biraz farklı. Ülkenin geneli çöl demek ise yanlış olur sanırım. Örneğin, Hazar Denizi kıyıları/ülkenin kuzeyi çok yeşil ve tamamen farklı bir ülke gibiymiş yerel halka göre.

İran deyince bu manzarayı hayal ettiyseniz haklısınız. Fakat İran’ı tanımlamakta yeterli değil

İran’nın genelinde hakim coğrafi görünüm

İran nasıl bir ülkedir deyince tarihe, sanata ve kültüre bu yazıda girmeyeceğim. Çünkü İran Halkı da kültürü de çeşit çeşit, gelenekler çok zengin, bunları topluca değil, parça parça farklı yazılarda dahi anlatmayı düşünüyorum. Çok kısaca fikrimi söyleyecek olursam halkın büyük kesimi geçmişi ve çevresini iyi biliyor diyebilirim. Örneğin yön sorduğunuzda Türkiye’deki gibi fikri olsun olmasın tarif edenlerden  değiller. Çoğu çok saygılı, bakış açıları geniş ve sanıldığının aksine kapalı insanlar değiller. Ülke oldukça güvenli.  Özellikle de turistlere karşı büyük sempati duyuyorlar ve çok yardımcı oluyorlar.

Beklemiyor olabilirsiniz ama pek çok Ermeni Kilisesi’nden birinden bu görüntü

Genel olarak İran gezim boyunca şu yazımda belirttiğim görüşlerimin ve beklentimin dışında bir şeyle de karşılaşmadım. Demek ki neymiş olur olmazın lafına bakmamalı,yola çıkmalı.

İran pahalı mıdır?

Kısaca bahsedecek olursam: Yeme içme fiyatları Türkiye ile hemen hemen aynı. Hatta porsiyonlar biraz daha büyük ve çok az daha Türkiye’den uygun fiyatlı.

El sanatlarına gelince… El sanatları ve ünlü İran Halıları verilen emeği göz önünde bulundurunca bence oldukça uygun fiyatlı (ucuz kesinlikle demiyorum, özellikle de halılar için).

Ulaşım oldukça ucuz çünkü petrole devlet vergi koymuyor gibi bir şey. 1 litre benzin  1 tl civarında.

Konaklama ise ne yazık ki bir miktar pahalı. Bunun sebeplerini ve neden başka evlerde misafir olmayı tercih ettiğimi ve bu gezinin bütçesinin ayrıntılarını şu yazımda anlattım.

İran’da gezilecek şehirler hangileridir?

Önce şuraya bir harita koyalım. Haritayı çok kalabalıklaştırmamak için belli başlı yerleri işaretledim.

Haritada işaretlediklerimin çoğu büyük ve çoğu kimsece bilinen kentler. Ayrıca üçgen şeklindeki rota da benim gezimi gösteriyor.

Bunun dışında pek çok kişinin bilmediği fakat İran’dakiler için oldukça anlamlı birkaç şehir daha var. Haritayı çok kalabalık gösterip kafa karıştırmak istemediğim için, zamanı biraz daha fazla olanlara uğramasını önerebileceğim şehirleri de şöyle sıralayım istiyorum:

-Kuzey İran (Hazar Denizi kıyıları)

-Keşan

-Kum

-Hamadan

-Kirmanşah

Gezilecek şehirlere kısa kısa değinirsek (önceliklerinizi şekillendirmek adına):

Tebriz:

İran’da çok farklı Türk toplulukları ve bunların kolları var. Ama bunlardan en büyükleri İran Azeriler’i ve Kaşkay Türkleri. Tebriz şehrinin ismini ise ilkokuldan beri çoğu kez duymuşuzdur malumunuz. İlhanlılar’ın (hani şu Türk-Moğol Devletleri diye öğretilen), Safaviler’in  (özellikle orduda Türkler’in çok etkisi vardı diye geçiyordu kitaplarda hani) başkenti olduğu gibi Tebrizli Şems’ten filan da haberdersınızdır diye düşünüyorum. İşte o Tebriz burası, ülkenin en büyük kentlerinden üstelik. Nüfusun çoğunluğu Azerice konuşuyor, Türk dizileri izliyor ve dil sıkıntısı daha az yaşayacağınız şehirlerden.

Tahran:

Ülkenin başkenti ve çok ama çok kalabalık. Üstelik hava kirliliği, düzensizlik arkadaşlarımdan en çok duyduklarımdı. Bana bir süre (2. Bir İran gezisine kadar) Tahran’daki sarayları vs görmesem de olabilir gibi geliyor hala.

Bir de konuştuğum kişilerden aldığım yorumlar ve gözlemlediğim bir şey var. O da dil ile alakalı. Tahranlılar’ın konuştuğu Farsça’yı bizdeki ”İstanbul Türkçesi” gibi düşünebiliriz. Oldukça kibarmışmış.

Kish:

Burayı ilk kez bir arkadaşım tavsiye etmişti, daha sonra başkalarından da çok duydum. Meğersem Mısır’ın Sharm el-Sheikh’i (Şarm el-Şeyh) kadar meşhurmuş. Ziyaret edenler tasvir etmek için oldukça güzel sıfatlar kullanıyor.

İran’ı gezerken Basra Körfezi’nden çıkan deniz kabuklarından çeşitli hediyelik eşyalara rastlarsanız şaşırmayın yani.

İran’ı sadece çöl-bozkır ve oryantel sanatlarla değerlendirmenin yanlış olacağını belirtmeye çalışmıştım.

Meşhed:

Şiî Müslümanlar için Mekke’den sonraki en önemli ziyaret merkezi burası oluyor. Bu nedenle haritada özellikle işaretledim. İran toprakları içinde 12 İmam’dan sadece birinin mezarı İran’da bulunuyor. O da İmam Reza yani 8. imam oluyor. Pek çok kişi özellikle de Nevruz’da buraya akın ediyormuş. Ayrıca dünya üzerindeki diğer Şiî Müslümanlar tarafından da oldukça ziyaret akınına uğruyor.

İsfahan:

İran’daki İslam Mimarisi adına en güzel köprüler, pazarlar, camiler, saraylar burada. Tebriz’den sonra Safaviler’e başkentlik yaptığı için İslami eserlerin, sanatın en güzel örneklerini burada görebilirsiniz.

Safavi Dönemi’nden Chel Sutun Sarayı

Diğer şehirleri gezdiğinizde, halılardan minyatürlere ve ahşap oymacılığına kadar pek çok sanat eseri İran’a İsfahan’dan gidiyor. Eğer  sanata ilginiz varsa kesinlikle İsfahan’a gitmeniz gerekiyor.  Gerçekten de oldukça emek isteyen minyatürleri, eski takıları en uyguna da bulabileceğiniz yer İsfahan. Mimariden pazarlarına detaylarını yakında aktaracağım.

Sanatın ve çeşitliliğin merkezi İsfahan

Şiraz:

Persepolis ve Pasargad Şiraz’a yakın. (Haklarında yazı gelecek) Bunun dışında Şiraz başlıbaşına da ziyaret edilmesi gereken yerlerden. Tamamen farklı kültürlerin izinde yapılar sizi bekliyor.

M.Ö. 6. yy’da gelmiş geçmiş en geniş topraklara sahip Pers İmparatorluğu’nun başkenti: Persepolis

Persepolis cidden de bir öncelik olmayı hak etmiyor mu sizce de? (Tarihe dikkat!)

Persepolis dışında ise Şiraz’da çok güzel bahçeler var ve İran’ın edebiyat, şiir başkenti burası diyebiliriz. Ayrıca bol süslemeli tavanlar, vitraylardan camiiler burada. Instagram’dan takip edip gördüğünüz, turistlere açık olmayan, gizli kutsal mekan hakkında yakında yazacağım. Orası da Şiraz’daydı bu arada.

İran’nın en tipik ve güzel bahçelerini Şiraz’da görebilirsiniz.

Ünlü Şiraz Şarabı da evet buraya ait. Alkol İran’da ne arar demeyin, çok rahatlıkla erişebiliyorsunuz aslında.

Yazd:

Oldukça farklı mimarisi olan ve  binlerce yıllık bir geçmişe sahip bir şehir. Üstelik tarihi İpek Yolu çok yakınındaki köylerden geçiyor.  İran olarak gözünüzde canlandırdığınız resmen en uygun manzaralarla burada karşılaşacağınızı düşünüyorum.

İran'ı çarşaf giymekten ibaret sandıysanız yanıldınız.

İran’ın genelde böyle bir görüntü ile özdeşleştirildiğine eminim

Fakat bu söylediğim pazarlar-kervensaray-medrese üçlüsünü gözlemlediğiniz, genelde şehir içinde kalan yerlerde geçerli. İran ise bu yukarıdaki kareden çok daha fazlası…

Ayrıca insanların geçmişte çöl yaşamına nasıl adapte olduğu, ne kadar akıllıca su depoları ve soğutma sistemleri geliştirdiklerini göreceksiniz. Fazla sayıda Zerdüştlere ait tapınak (aslında ‘tapınak’ doğru bir kelime olmadı ama açıklayacağım ileride de) ve eski köyleri gördüğünüzde İran’da farklı- çok eski kültürlerin hala nasıl korunduğunu, bir arada inançlara saygı ile yaşadığını görüp hayret edebilirsiniz.

‘wind catcher’ olarak bilinen soğutma sisteminin en büyük ve tipiklerini Yazd’ta görebilirsiniz

Ben gezime nerede başladım?

İran’a gitmek hep aklımdayda bunu ise olabildiğince ekonomik yapabileceğim ve çok yer göreceğim şekillerde planlıyordum. Aklımda  karayolu ile Tebriz’den başlayıp, Şiraz’da bitirmeyi, Şiraz’dan ülkenin doğusuna ve Pakistan üzerinden Hindistan’a gitmeyi ya da Tahran’a oradan da Türkiye’ye dönmeyi planlıyordum genelde. Bu ise oldukça fazla zaman gerektiriyordu. Ben ise çalıştığım için sadece 1 hafta kadar gidebilirdim en fazla.  Bu yüzden de yukarıda değindiğim üzere önceliklerimi belirlemeliydim. Benim önceliğim İsfahan ve Persepolis’ti.

Geçenlerde yine alışkanlık üzerine uçak biletlerine baktığımda THY’nin İsfahan biletlerinde promosyon olduğunu gördüm ve normalde olan fiyatın neredeyse üçte birine gidiş-dönüş İsfahan bileti bulunca artık bu hasret bitsin demeye karar verdim. Üstelik Yazd, Verzaneh Çölü’nü ve çevresini de ziyaret edebildim, yani beklentimin de ötesinde iyi ki gitmişim diyorum şimdi.

İran’a ne zaman gitmeli?

Mart ayı olmasına rağmen güneş fazlaca yakıyordu, daha kapalı giyinmek zorunda olduğum için anladım ki en iyisi gerçekten de (son)baharda gitmek imiş. Cidden mart-nisan civarında gitmek en uygunu olur diye düşünüyorum. İklim aynı Türkiye’nin İç Anadolu Bölgesi’ni anımsatıyor. Gündüz aşırı sıcak olabiliyor ve geceleri bir anda soğuyor. Malumunuz karasal iklim… Örneğin bu dediğim İsfahan için geçerli fakat Şiraz çok daha sıcak, Yazd ise resmen çöl iklimi etkisinde (çölde kış olmaz sanmayın aman). Çok geniş bir coğrafyadan bahsettiğimi de unutmayın.

Sanırım detaylara geçmeden önce İran’da nereleri ziyaret etmeli, İran nasıl bir yerdir hakkında bir fikrimiz oldu.
İran’da daha özelde ne var peki derseniz;

Şiraz seyahat rehberine buradan,

İsfahan rehberine de şuraya tıklayarak ulaşabilirsiniz.

İran gezim bana ne kadara mal oldu merak ederseniz de şu yazıma bakabilirsiniz.

İran’ın kültürel derinliği ve insanlarının buna bağlılığından kastımı da şunu inceleyerek daha iyi anlayabilirsiniz.

Son olarak da, İran’dan tanıdıklarınız yoksa ya da daha önce ziyaret etmemişseniz, bu ülke hakkında ne kadar yanıldığınızı bilmek isterseniz ve önyargılarınızı yıkmaya niyetliyseniz, şuna bi’ göz atabilirsiniz.

Eğer bir önyargım yoktu ki zaten benim, olur öyle şeyler derseniz de, gideceğimi duyurduğumda insanlardan aldığım tepkilere ‘inanamak’ isterseniz, gitmeden hazırladığım şu yazıma bakabilirsiniz.

 

Bir Cevap Yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir